Topraksız Tarımın Geleceği: Türkiye’de Durum Ne? Devlet Desteği Var mı?

Topraksız tarım, toprak yerine su ve besin çözeltileri gibi alternatif ortamlar kullanarak ürün yetiştirilmesini sağlayan yenilikçi bir yöntemdir. Azalan su kaynakları ve iklim değişikliğiyle birlikte Türkiye’de de önem kazanmaya başlayan bu sistem, yüksek verim ve yıl boyu üretim imkânı gibi cazip özellikler sunuyor. Bu yazıda 2024–2025 dönemindeki Türkiye uygulamaları, devlet teşvikleri, kooperatif destekleri ve girişim örnekleri ele alınacak; Hollanda ve Japonya gibi ülkelerle karşılaştırmalı olarak değerlendirmeler yapılacaktır.
Türkiye’de Topraksız Tarım: Durum, Uygulamalar ve Destekler
Türkiye, sera tarımında dünya liderlerinden biridir ve jeotermal enerji kaynaklarını yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Antalya ve Bursa gibi bölgelerde seracılık çok yaygındır; son yıllarda bu seralarda topraksız tarım sistemleri de test ediliyor. Örneğin, Türkiye’de jeotermal ısıtmalı modern seralarda hidroponik yöntemlerle marul, çilek gibi ürünler yetiştirilmeye başlandı. Yerli girişimler ve üniversite destekli projeler bu alana odaklanıyor. Kadın girişimci kooperatifleri, çilek ve salçalık domates gibi ürünler için topraksız sera projeleri geliştiriyor. Bunun yanı sıra, tarımsal eğitim kurumları ve üniversiteler, çiftçilere topraksız tarım teknikleri konusunda eğitimler düzenleyerek bu yöntemin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
Devlet de topraksız tarımı dolaylı yoldan destekleyen bir dizi teşvik sunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile kalkınma ajansları sera yatırımlarına düşük faizli kredi ve hibe imkânı tanıyor. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı (KKYDP) kapsamında yenilenebilir enerji kullanan modern seralar için %50’ye varan hibe verilebiliyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri uzun vadeli düşük faizli krediler sağlarken, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı örtüaltı üreticilere mazot ve gübre desteği gibi doğrudan destekler sunuluyor. Ayrıca, Ticaret Bakanlığı’nın kadın ve genç çiftçi kooperatiflerine yönelik hibe programları (örneğin KOOP-DES) yenilikçi girişimleri teşvik ediyor. Örtüaltı tarımda kullanılan bombus arısı (biyolojik mücadele) desteği ve TARSİM sera sigortası gibi ek destekler de üreticilerin hizmetinde.

Dünyada Topraksız Tarım Trendleri: Hollanda ve Japonya Örneği
Dünya genelinde de topraksız tarım gelecek vaat eden bir yöntem olarak görülüyor. Hollanda, entegre tarım teknolojileri ve sürdürülebilir sera işletmeleriyle bu alanda öncü konumdadır. Hollandalı üreticiler son teknoloji kontrollü seralarda domates, salatalık gibi ürünleri yılda birden fazla kez hasat alacak şekilde yetiştiriyor. Bu seralarda su, kapalı devre sistemlerle geri dönüştürülerek önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor. Japonya ise sınırlı tarım arazisini dikey tarım ve kapalı döngü hidroponik sistemlerle aşıyor. Bu yaklaşımla, robotik sistemler ve LED aydınlatma kullanılarak şehir içinde veya kapalı alanlarda yüksek verimli üretim yapılabiliyor.
Türkiye de bu küresel trendleri yakından izliyor. Jeotermal ısıtmalı seralarda hidroponik sistemlerin geliştirilmesi yönündeki AR-GE çalışmaları hız kazandı. Özel sektör girişimcileri ise yurtdışındaki örneklerden yola çıkarak kendi seralarında modern sistemleri uygulamaya başladı. Özellikle Türkiye’nin bol güneş ve jeotermal enerjisi kaynakları, Hollanda modeline yenilenebilir enerji entegrasyonu açısından önemli avantajlar sağlıyor. Tüm bu gelişmeler, Türkiye’nin topraksız tarım potansiyelini artıran olumlu

Sonuç
Genel olarak, topraksız tarım çevresel kaynakları koruyarak verimli üretim imkânı sunan gelecek vaat eden bir yöntem olarak öne çıkıyor. Türkiye’de hem kamu hem özel sektörde artan ilgi, sürdürülebilir tarım hedefleriyle uyumlu adımların sinyalini veriyor. Özetle, doğru teşvikler ve iş birlikleriyle topraksız tarım teknolojilerinin yaygınlaşması, Türkiye’nin tarımsal rekabet gücünü artıracak ve gıda üretiminde sürdürülebilirliği güçlendirecektir.